Dünya Gazetesi moderatörlüğünde düzenlenen çevrimiçi bir toplantıda, katılımcılar enerji alanında atılması gereken adımlar, yenilenebilir enerji ve dijitalleşme konularında açıklamalarda bulundu.

‘Yeşil Mutabakatın’ en önemli unsurlarından olan ve enerji alanında atılması gereken adımların tartışıldığı ‘Enerji Ekseninde Yeşil Mutabakat’ başlıklı toplantı, Dünya Gazetesi’nin ev sahipliğinde çevrimiçi olarak düzenlendi.

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ tarafından yönetilen sanal toplantıda, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut, Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) Başkanı Yaşar Arslan, Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Elif Düşmez Tek, İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi ve Sürdürülebilir Üretim Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Bölge Çalışmaları Program Direktörü Prof. Dr. Güven Sak, GazDay Genel Müdürü Mehmet Doğan birer konuşma gerçekleştirdi.

Katılımcılar tarafından yapılan açıklamalardan öne çıkanlar şu şekilde:

Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu: ‘Politika yapıcılara düşen görevler var’

“Yeşil Mutabakat’ta enerji kritik sektör. Enerjinin karbon ayak izindeki payı bizi ilgilendiriyor. Enerji tedarik sürecinde, üretiminde ve arzında önemli değişimler olacak. Doğalgazı bu dönüşümde ayrıcalıklı bir yere koyuyorum.

Türkiye’nin enerji mevzuatı güçlü, yenilenebilir yatırımları artıyor, enerji verimliliğinde artan başarıya imza atıyoruz. Ama yeşil dönüşüm için politika yapıcılara da düşen görevler var. Bunların hepsi yeşil finansman ile mümkün olabilir.

AB ürünlerimiz için yeşil pasaport sorabilir. Ürünlerimizin karbon ayakizini düşürme yoluna çıkmamız lazım. Sektörlerimiz, kuruluşlarımız bir an önce sürdürülebilirlik ve karbon yönetimine başlamak zorundalar.”

Prof Dr. Güven Sak: ‘Paris İklim Anlaşması’nın bir an önce onaylanması gerekiyor’

“Paris İklim Anlaşması’nı bir an önce onaylamamız ve anlaşma çerçevesinde daha gerçekçi bir niyet beyanı hazırlamamız gerekiyor. Yeni boru hatlarına ihtiyaç var. Hem karbon yakalama teknolojileri hem de hidrojen için kendimize bir plan hazırlamamız gerekiyor.
Sınırda karbon düzenlemesinden yeşil finansmana kadar, devam eden süreçlerin içinde yer alabilmek için Paris İklim Anlaşması’nın bir an önce onaylanması gerekiyor.

‘Yeşil mutabakat Türkiye için büyük bir fırsat’

Yeşil Mutabakat, AB açısından bir iklim değişikliği politikası olarak görünüyor ama aslında bir sanayi ve ticaret politikası. Bu süreç Türkiye için büyük bir fırsat. Bu şekilde 2050’ye kadar giden bir ekonomik programa sahip olacağız. Büyük şirketlerin Yeşil Dönüşüme intibakı daha kolay olacak, KOBİ’lerin intibakını ciddi olarak düşünmek gerekiyor. Odalar ve dernekler vasıtasıyla dönüşümü desteklemek daha iyi olabilir.

AB değer zincirlerinin önemli bir parçası ve tedarikçi konumundayız. Bir an önce Paris İklim Anlaşması’nı onaylamamız, ciddi bir ekonomik programa dayalı, bütçeleri belirlenmiş, karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yeni bir niyet beyanı hazırlamamız lazım.”

GazDay Genel Müdürü Mehmet Doğan: ‘Kömürü acilen kesmek lazım’

“Bizim ülke olarak bir an önce niyet beyanımızı, yol haritamızı ortaya koymamız gerekiyor. Ulusal politikanızı belirlerseniz sanayi sektörü de bunu belirlemek zorunda kalacak. Avrupa’da da bu süreç böyle işliyor.

İdeal yakıt nedir? Kömürü acilen kesmek lazım.Tabii ki hidrojenden vazgeçmiyoruz, ama nerede kullanılacağına doğru karar vermek lazım.

Bugün Türkiye’de hala kömür santrali yapılıyor, sadece kömürden elektrik üretimini kesseniz emisyonu yüzde 40 kesiyorsunuz. Buna bugün başlasanız bunu gerçekleştirmek 10 yıl alır.”

Deloitte Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Elif Düşmez Tek: Dijitalleşmeyi hayatımıza entegre etmeliyiz’

“Sera gazı emisyonlarında enerji ve sanayi sektörleri çok önemli. TÜSİAD raporuna göre, çimento, otomotiv, makine, demir-çelik ve tekstil, Yeşil Mutabakat’tan en fazla etkilenecek sektörler olacak.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına sağlanan destekler, bu kaynakları konvansiyonel kaynaklarla rekabet edebilir hale getirdi. Mevzuat açısından ciddi eksiğimiz yok, enerji dönüşümünü desteklemek için sektörün tüm zincirlerinde maliyet bazlı fiyatlandırma uygulamamız gerekiyor.

Evlerimizin, iş yerlerimizin karbon-nötr olması için çalışırken, sistem verimliliği sağlamış oluyoruz. Dijitalleşme iklim değişikliği ile mücadelenin araç çantası. Buna sahip çıkmalı, iyi kullanmayı öğrenmeli ve hayatımıza entegre etmeliyiz.”

Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) Başkanı Yaşar Arslan: ‘Karbon ayakizinin belgelenmesi konusunda bir çalışma başlatacağız’

“Özellikle enerji sektörü açısından AB’nin net kararları henüz çıkmadı. Özellikle enerji verimliliği ile kazanacaklarımız var. Doğalgaz Türkiye’de aslında çevre faktörleri göz önüne alınarak yaygınlaştırıldı. Her ilimizde doğalgaz, konutlarımızın yaktığı kömürün karbon oranını yüzde 50 düşürmek demektir.

Doğalgaz boru hatlarımızda hidrojeni %20 oranında kullanmanın mümkün olduğunu gördük. Bu yıl yenilenebilir gaz üretimi ve enjeksiyonuna yönelik bir projeyi de hayata geçireceğiz. Karbon ayakizinin belgelenmesi konusunda bir çalışma başlatacağız.
Doğalgaz enerjide yüzde 25’lik payını ve önemini koruyacak. Hidrojeni hangi yüzdelerde sistemimizde kullanabileceğimizi çalışıyoruz. Yakın zamanda da yenilenebilir doğalgaz çalışamalarına da başlayacağız.”

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut: ‘Yeşil Mutabakat AB hedeflerinin bir tercümesi’

“Küresel ısınmayı azaltma hedefi ulaşılabilir bir hedeftir. Avrupa Komisyonu Başkanı Türkiye’ye geldiğinde “Türk hükümeti ile iklim konularında üst düzey diyalog kurmak istiyoruz” dedi. Bu diyalog erken başlarsa ortak yaklaşım geliştirebiliriz.

Yeşil Mutabakat AB hedeflerinin bir tercümesidir. Her sektörde, her mevzuatta Avrupa Komisyonu ve üye devletler bunu sürece dahil edecek. AB ve Türkiye hedefler konusunda ne kadar uyumlu olursa Türkiye AB’ye o kadar yakınlaşmış olur.”

Haberin Bağlantıları: