Merkezi Denizli’de bulunan Bereket Enerji Grubu, Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından düzenlenen 5’inci İstanbul Karbon Zirvesi’nde, ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülünü ikinci kez aldı.

SÜT-D tarafından düzenlenen 5’inci İstanbul Karbon Zirvesi İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Zirve kapsamında Karbon Yönetimi ve Endüstri başlıklı bir oturum da gerçekleştirildi. Zirvede, metangazından enerji üretmesi ve karbon salımının azaltılmasına katkı sağladığı için Bereket Enerji Grubu’na ikinci kez, Türkiye’nin çevre Oscarı olarak nitelendirilen ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülü verildi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Adnan Tan ile Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, Bereket Enerji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı’ya, düşük karbon kahramanı ve çevre olmak üzere iki ödül verdi. Karaosmanoğlu’nun yönettiği oturumda konuşan Saldanlı, enerji sektörünün geleceği ve karbon salımının azaltılması konularında önemli açıklamalar yaparak, “Gerekli önlemler alınamazsa dünyanın iklimi geri dönülemez şekilde değişiyor” dedi.

KARBON AZALTMADA SORUNLAR VAR

Yönetim Kurulu Başkanı Saldanlı, karbon salımını aşağıya indirmek için çeşitli mekanizmalar bulunduğunu belirterek, “Bunlarda başarı da var sorunlar da var. En önemli sorunlardan biri fiyatın değişken olması. Uluslararası anlaşmalar var ama mekanizmalar yetersiz. Buhar makinesinde yanma denilen bir reaksiyon var. Oksijen ve karbon birleşerek yanmayı sağlıyor. Enerji açığa çıkıyor ama yanında bir şey daha çıkıyor, karbondioksiti gökyüzüne salıyoruz. Başlangıçta farkında değiliz, hava kirliliği artıyor, insan hayatı üzerinde olumsuz etkilere yol açıyor. Kullandığımız bu makineler bizim rakibimiz. Çünkü oksijen tüketiyorlar, bizden kat kat fazla karbondioksit üretiyorlar. Karbondioksit bitkiler tarafından yeniden oksijene çevriliyor. Ama bitkilerin geri kazandırma kapasitesi, doğal yollarla üretilen karbondioksit kadar. Deniliyor ki yılda doğal yollardan 213 milyar ton karbondioksit bırakılıyor. İnsanoğlunun bıraktığı 6 milyar ton. Bitkiler doğal süreçlerle bunun yarısını bertaraf edebiliyor. Gerisi atmosferde kalıyor. Bunun birkaç sonucu var. Bunların başında iklim değişikliği geliyor. Önlem alınmazsa geri dönülemez şekilde değişiyor iklim” diye konuştu.

RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİSİ KARBON SALMIYOR

İklim değişikliğiyle mücadele için karbon salmayan yöntemlerle enerji üretmek ve makinalar kullanmak gerektiğini kaydeden Saldanlı, “Enerjimizi rüzgardan, güneşten, sudan üretirsek herhangi bir karbon salma olayı yok. Bu kaynaklar yenilenebiliyor. Yani yenilenebilir enerji kaynakları dediğimiz kaynaklar. Bütün ülkeler iklim değişikliğine yol açmayacak bir yaklaşımla sanayilerini geliştirmek için gayret sarf ediyor. Ama bu yeterli mi? Burasını irdelemek lazım. Hiç kuşkusuz ki daha çok gayrete ihtiyaç var. Bu gidişle 2040 yılında ancak enerjimizin yarısını yenilenebilirden sağlayabileceğiz. 2050’de tamamına yakınını. Ama bu süreç çok uzun. Çok daha hızlı olmak zorundayız. Çünkü dünya bir tane. Bunun geriye dönüşü, elde ettiklerimizin çok daha fazlasını harcamamamızı gerektiriyor” dedi.

İNSANOĞLUNA GÜNEŞ VE RÜZGAR YETER

Bereket Grubu’nun bir enerji ve sanayi kuruluşu olarak iklim değişikliğini önlemeye yönelik çözümlere büyük önem verdiğini vurgulayan Saldanlı, “Biz enerji üretimine ilk olarak HES’lerle başladık. Bugün 30 civarında HES’imiz, üç rüzgar santralimiz, jeotermal santrallerimiz ve metan gazını kullanan tesislerimizle dünyanın karbon salımını sınırlamaktaki çalışmalara katkı sunuyoruz. Ama başka alınması gereken tedbirler de var. Örneğin rüzgar eserse bu kaynaktan enerjimiz var. Yani rüzgarın süreklilik arz etme konusunda bir sorunu var. Bunun karşılığında geliştirilmesi gereken şey depolama tesisleri. Diğer bir adım şebekelerin güçlendirilmesi. Bir dünya düşünün bir yüzünde güneş var. Güneşi karanlık bölgeye göndermek için şebekeye ihtiyaç var. İnsanoğlu aslında tüm ihtiyacını rüzgardan güneşten karşılayabilir. Ama yapılması gereken yatırım da az değil. Karşılığı ödenmeden hiçbir şey elde edilemiyor” diye konuştu.

DÜNYANIN GELECEĞİ İÇİN HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR

Yenilenebilir enerji kaynaklarını daha fazla devreye sokma, iklim değişikliğine karşı önlemler alma hedeflerini ısrarla takip etmek gerektiğini kaydeden Saldanlı, “Sanayinin, bilim adamlarının ve sosyal kuruluşların bu konuda görevleri var. Sanayinin görevi tesisleri kurmak. Bilim adamları için depolama teknolojilerini geliştirmek. Çocuklarımıza bunları anlatmamız lazım. Çalışmalar yetersiz de olsa değişmeyen şey şu. Bugün insan etkinliği kuşkusuz karbon dengesini bozmuştur. Bu bozulmanın sınırları net belirlenmeli. Ama iklimi değiştirdiği de kabul edilmeli” diye konuştu.

BİLGİ KİRLİLİĞİ DE ÖNLENMELİ

Bazen yenilenebilir kaynaklara dayalı bir santral yapılacağında, daha önce doğalgaz ve kömüre karşı çıkmayanların buna karşı çıkabildiklerine dikkat çeken Saldanlı, “Bu bilginin kirletilmesinden kaynaklanıyor. Halkın suçu değil. Suç, bu yatırımları yapanların, yani halkı bilgilendirmesi gerekenlerin. Bu konularda kollektif davranılmalı, herkes kendi üzerine düşeni yaparlarsa dünya bugünkünden çok daha güzel olacaktır” dedi.

Haberin Bağlantıları