Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Ormanlar ve Arazi Kullanım Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Serengil, sera gazıyla mücadelede önemli bir rolü bulunan ormanların artırılması gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin ormanları karbon tutma kapasitesi ve sera gazı azaltım miktarında Fransa ve İspanya’dan daha ilerde.

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Ormanlar ve Arazi Kullanım Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Serengil, sera gazıyla mücadelede önemli bir rolü bulunan ormanların artırılması gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin ormanları karbon tutma kapasitesi ve sera gazı azaltım miktarında Fransa ve İspanya’dan daha ilerde. Enerjinin başı çektiği sektörlerde büyüme oranları geçmiş yıllara oranla arttı, ancak ormancılık istenilen düzeyde gelişemedi.” dedi.

SÜT-D tarafından düzenlenen 3. İstanbul Karbon Zirvesi’nin kapanışında konuşan Serengil, Türkiye’nin sera gazı emisyonlarının, 1990’lardan bugüne 200 milyon tondan 450 milyon tona çıktığını belirtti.

Serengil, Türkiye’nin daha yaygın yeşil alana ihtiyacı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin ormanları karbon tutma kapasitesi ve sera gazı azaltım miktarında Fransa ve İspanya’dan daha ilerde. Enerjinin başı çektiği sektörlerde büyüme oranları geçmiş yıllara göre arttı, ancak ormancılık istenilen düzeyde gelişemedi. Ormanlar fonksiyonlarını yerine getirse de diğer sektörlerin karbon salınım değerleri fazla. Bir orman eko sistemi hektar başına 350 ton karbondioksit eşdeğerine kadar karbon tutabilmektedir. Bir çok sanayi tesisinin yıllık sera gazı salınımlarını azaltmak için ormanlaştırma faaliyetlerinin artırılması gerekir. Bunun yanı sıra orman ürünlerini çelik, plastik gibi ham maddelerle ikame ederek ağaçların korunmasına özen gösterilmeli.”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler, Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanı Musa Kaya da küresel ısınmada en önemli etkenlerin başında, nüfus yoğunluğuna bağlı olarak kentleşmeyle endüstrileşmenin artmasının geldiğini söyledi.

Doğaya salınan karbon miktarındaki artışın ardından iklim değişikliğinde ortaya çıkan olumsuz etkilerin azaltılmasında ormancılık faaliyetlerinin önemine işaret eden Kaya, “Türkiye’de karasal alanın yüzde 30’u ağaçlardan oluşuyor. Bu alanın yüzde 90’nında ağaçlandırma faaliyetleri sürüyor.” dedi.

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nimet Velioğlu da iklim değişikliği sözleşmelerinde sera gazlarını azaltmanın hedeflendiğini belirterek, emisyon ticareti, ortak uygulamalar, temiz kalkınma mekanizmaları üzerinde çalışıldığını dile getirdi.

Haberin Bağlantıları